Translate

Ne ARAMIŞTIN ??

Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2017 Salı

DEV ÖRGÜ BEBEK BATTANİYESİ (CHUNKY BLANKET)


Evet Hanımlar bir haberim var :)
Hamileyim, 2. bebeğime, ilk defa yeni bir emaneti müjdeliyorum...

Şöyle nette hevesine gireyim araştırayım diye başladım farklı bir şeyler ama bu farklı ötesi !!!!

MUTLAKA VİDEOYU İZLEYİN !!!!



Ayrıntılarını örgü diyarında gördüm ilk önce ama biraz araştırınca Derya BAYKAL'da programında açıklamalı göstermiş,
CHUNKY BLANKET olarak geçiyor ismi, aslında birkaç ipi birleştirerek de benzer bir şey yapılabilir,
öğrenip sizinle paylaşacağım, çok tatlı, çok sevimli değil mi?
Küçük prensese de kocaman MaşaAllah 





26 Eylül 2016 Pazartesi

İKİNCİ ÇOCUK :)


İKİNCİ BİR ÇOCUK DÜNYAYA GELDİĞİNDE
Birinci çocuğa …….
*Kardeşini seviyor musun? Demeyin…elbetteki seviyor ama şimdi değil daha zamanı var
*Sen artık ablasın/abisin demeyin ( bırakalım o rolü kendi üstlensin……….)
“Sen artık büyüksün demeyin”( onlar asla büyümezlerrrr)
* Oyuncakları, kitapları ona özeldir, paylaşmak istemiyorsa zorlama yapılmamalıdır…..(PAYLAŞMAK İSTER MİSİN diye sorulmalıdır. )
*Kardeşin bakımı ile ilgili sorumluluk alması sağlanabilir. Eğer istiyorsa , istemiyorsa düşün yakasından
*kardeşini mutlaka ve mutlaka mıncıklayacaktır seviyormuş gibi yapıp ,aşırı tepki vermeyin kendi içine kapanmasından daha iyidir böyle tepkiler vermesi….
*Kardeşler arasında asla bir kıyaslama yapılmamalıdır(bak kardeşin nasıl güzel uyuyor hadi sende uyu,onlar asla uyumazlar çünkü her şeyden haberdar olmak isterler zorlamayın bi yerde sızıp kalacaktır. )
*Bebekler sevilirken ister istemez sevimli kelimeler kullanıp kendimizden geçebiliyoruz, bunu sizin ve diğer gelen misafirlerin yapmamasına, aşırı sevgi gösterilerinin olmamasına özen göstermelisiniz.
Heyyyy misafirler güzel insanlar : Birinci çocuğa lütfen şunları kullanmayın…….
Sen daha güzelsin..
Sen daha akıllısın..
Seni daha çok seviyoruz demeyin lütfennnn iki kardeşi düşman etmeyin……..
İKİNCİ ÇOCUK GELDİĞİNDE BİRİNCİ ÇOCUK ASLA EVDEN UZAKLAŞTIRILMAMALIDIR…..
Bu durum gelen kardeşe alışmasını zorlaştıracak ve tek olmanın keyfini yeniden ve yeniden yaşamak isteyecektir….
Her şeye şahit olması evde daha çok vakit geçirmesi değişen hayatına uyumunu kolaylaştıracaktır . alıntı
YENİ, SLOGANIMIZ HER ŞEY NORMAL, ZAMAN SADECE ZAMAN

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Her çocuk birbirinden farklıdır

Kalküta Hindistan'daki bir okulun müdürü sınavlar başlamadan velilere ilginç bir mektup göndermiş.

 

Kalküta Hindistan’daki bir okulun müdürü sınavlar başlamadan, velilere aşağıdaki mektubu göndermiş. 

"Her çocuğun yetenekli olduğu bir alan mutlaka vardır" :) dikkatli yaklaşın


"Sevgili Velilerimiz,

Çocuklarınızın imtihanları yakında başlayacak. Biliyorum ki daha şimdiden çocuğunuzun başarısı konusunda endişelisiniz.
Ancak lütfen şunu unutmayın ki sınavda ter dökecek bu öğrenciler arasında;

Matematiği çok iyi olmasa da idare edebilecek bir sanatçı,
Tarih veya Edebiyat’a çok meraklı olmayan bir girişimci,
Kimya notlarını pek önemsemeyecek bir müzisyen,
Fizik notlarından çok fiziki yapısı daha önemli olan bir sporcu,
olacaktır.
Eğer çocuğunuz yüksek notlar alırsa, bu harika! Ama eğer almazsa, onu kendine güven ve gurur duygusundan yoksun bırakmayın.
Ona, her şeyin normal olduğunu,  sonuçta bunun sadece bir imtihan olduğunu söyleyin. Ona hayatta daha büyük şeylerin onu beklediğini anlatın.
Notları ne olursa olsun, onu seveceğinizi ve onu yargılamayacağınızı söyleyin.

Lütfen bunları yapın ve çocuğunuzun kendini gerçekleştirmesini seyredin.  Bir imtihan veya düşük bir not onların düşlerini ve yeteneklerini ellerinden alamayacaktır.

Ve lütfen, dünyadaki mutlu insanların sadece doktor ve mühendisler olduğu düşüncesini aklınızdan çıkarın.

Saygılarımla,
Okul Müdürü

19 Kasım 2015 Perşembe

ZARA İNDİRİM GÜNLERİ 2015 2016 ne zaman ???


Merhaba kuzucuklarım;


Biliyorum bazı güzelliklerin sizde benim gibi hastasısınız, 

geçen uğradığımda en birinci kuzucuğuma bir mont beğendim ZARA da, beklesem mi alsam mı bilemiyorum ?


Zara Home, İpekyol, Twist, Mango, Koton, Stradivarius, Pull and Bear, Oysho yu çok seviyorum, sık sık da gider halllerini hatırlarını sorarım hani :)

Genelde bilindiği gibi; 
ilk başta % 20-30 arası indirim oluyor bazıları sazan avı diyor bu döneme ama ne yazıkkı bu indirimde cok satanlar kalmıyor, aslında bak ZARA'cım biz kızlar beğendik mi 10-20 tl. bile düştü mü fiyatlar lafını yapmıyoruz bunda bile tüketiyoruz görüyorsun...

2.indirim %50 oluyor almasakda olur, aslında bu da evde bulunsun, acaba ihtiyaç mı??? denen giyecekler bitiyor. 

3.indirim döneminde ise %70 oluyor çer çöpler artık ne varsa, alışverişkolikler tam anlamıyla bitiriyor, ay uğradığımıza değmiyor.

Kısacası; inditex firması yine rekor karla yılı kapattıgını duyuruyor. olayımız budur :)) 

Şimdi yazının özüne gelelim:
İstanbul orda mısınız siz en önce bilirsiniz !!!
Bu aralar indirim var mı??? 
Yoksa umutlarım ocak başına mı kaldı? Yok yok temmuzu beklemek hiç olmaz :(
ben montu gidip alayım mı dostlar ???

 

6 Ağustos 2015 Perşembe

Her ÇOCUK ÖZELDİR !!!


"Çok güzeldi. Bayıldım.
Hem gözlerim doldu, ağladım, hem güldüm. Herşey sadece biraz ilgi ve sevgiyle alâkalı, hepsi bu...
Sizin de izlerken gözleriniz dolabilir, mendili önceden hazırlayın bence. Ya da ben mi çok sulu gözüm acaba!
Mutlaka izleyin lütfen, güzel bir anlatım olmuş..."

Her Çocuk özeldir;
dünyada bir koşuşturma
bir yarış
ya iyilerden olacaksın yada itilip kalacaksın mı diyorsunuz şimdi....
bu video evet harika bir tasvir olmuş....
doğuşu itibariyle kimbilir ne güzellikler yükleniyor bedenlerine, küçük yüreklerine, yıldız misali zihinlerine...
bilmiyoruz belkide evet göremiyoruz
izledikçe gözlerinin içine daha derinden bahmak geldi MERT'imin...
sevgilerimle

16 Şubat 2015 Pazartesi

SORUN TEKNOLOJİ Anne/Baba GEL OYUN OYNAYALIM !!!



Önüne Yeni/Çok Oyuncak koyan ANNE; 

Biraz Dinlenebilmek yada Çocuğunu sevindirmek adına Eline Cep Telefonu Veren BABA

Belkide yeterince ÇOCUĞUNUZLA İLGİLENMİYORSUNUZDUR !!!  


Bu blogun Asıl Sebebi; Rabbimin bana en güzel emanetii!

Oğlum...

Onunla büyüdü, ihtiyaçlarıyla gelişti....

Şimdi bazı şeyleri engellemeye çalışıyorum sonra da acaba diğer çocuklardan geri kalır mı diye düşünür oldum...

Sorun Teknoloji; 

Son dönemin en önemli faktörü; ufuk ve belkide çığır aşan hızımız, dünyada ki refabet çizgisi...

Neyse;
Öyle dallanıp budaklanacak bir konu ki ;
Gergin, biraz hareketli yani kelime seçmeye çalışıyorum, huzursuz hırçın çocuklar çok var çevremizde, okuyorum , araştırıyorum, oğlumun bile hırçın tavırları oluyor durmadan onunla konuşmaya çalışıyorum, bazen 2-4 yaş sendromu deniyor, evet bazen onu tanıyamıyorum ağlıyorum, ağlıyordum :))

Artık değil ----> İpleri elime alıp gündemi daha çok değiştirmeyi öğrendim, Bu listeyi çıkarıp sizde buzdolabınıza asın veeee sırasıyla yapın, çok işe yarıyor.

Biliyormusunuz sebebi ne bu çocukların;
Onunla ilgilenmediğiniz için, istediği ilgi için, anne babanın dikkatini çekmeye çalıyor belkide acı vermeyi deniyor...

Çalışıyorsunuz ve çocuğunuza vakit ayıramamaktan şikayet 
mi ediyorsunuz? 
İşte size kaliteli zaman geçirmeniz için 50 öneri.
  1. Parmak boyasıyla resimler yapın.
  2. Puzzle yapın.
  3. Birlikte resimli kitap yapın.
  4. Kitaplarınızı şeffaf ambalajla kaplayın.
  5. Birlikte bulmaca çözün.
  6. Odasını birlikte boyayın.
  7. Hayvan seslerini taklit edin.
  8. Pizza yapın.
  9. Bir kaba su koyup kağıttan kayık yüzdürün.
  10. Evde basit fizik deneyleri yapın.
  11. Satranç öğretin.
  12. Işığı arkanıza alarak gölge oyunu kurun.
  13. Evde çöp toplama oyunu oynayın. Kim daha çok eşya toplarsa ödül alsın.
  14. Mısır patlatın.
  15. Birlikte şarkı söyleyin.
  16. Sessiz sinema oynayın.
  17. Birlikte radyo tiyatrosu dinleyin.
  18. Bir eşyayı evde sakladıktan sonra haritasını çizin. Çocuğunuz bulsun.
  19. Akvaryum kurun.
  20. Saklambaç oynayın.
  21. Birbirinizi gıdıklayın.
  22. Evde değişik boyda bardakları ters çevirip kaşıkla sesle çıkartın.
  23. Eski bir tişörtü kumaş boyaları ile boyayın.
  24. Kâğıttan uçak yapın, yarışın.
  25. Birbirinizin taklidini yapın.
  26. Sihirbazlık numaraları yapın.
  27. Kese kâğıdından çanta yapın.
  28. Kibrit çöpleri ile şekiller oluşturun.
  29. Birlikte bir hikâye yazın.
  30. Süngerden makas yardımıyla ördek yapıp boyayın.
  31. Sabah erkenden kalkıp beraberce güzel bir kahvaltı hazırlayın.
  32. Balkonda domates, çilek yetiştirin.
  33. Evde dondurma yapın.
  34. Birlikte evde pasta yapın.
  35. Ona hikâye anlatın.
  36. Birlikte bir resim yapın.
  37. Oyun kartları ile köprüler yapın.
  38. Birlikte fotoğraflarınızı düzenleyin.
  39. Birkaç çarşaf ile odanın içinde labirentler kurun.
  40. Yastıkları aralıklı dizerek engel atlama oynayın.
  41. İsim şehir bulmaca oyunları oynayın.
  42. Birlikte bir blog açın. Olmadı ortak günlük tutun.
  43. Haftada bir birlikte evde film izleyin.
  44. Evde yastık kavgası yapın.
  45. Pul koleksiyonu yapın.
  46. Haritada şehir bulmaca oynayın.
  47. Kütüphanenizi arşivleyin.
  48. Tekerlemeler söyleyin, uydurun.
  49. Gece balkondan ya da camdan gökyüzüne bakarak yıldız kaymasını izleyin.
  50. En önemlisi; çocuğunuzla kaliteli bir zaman geçirin. Önüne oyuncak, TV, bilgisayar vs. koymak onunla ilgilenmek değildir!

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Bir Eli Olmayan Kızının Fotoğraflarını Çeken Annenin Harika Eseri Ödüle Layık Görüldü

Hirschsprung hastalığı sonucunda sol elini yitirmesiyle henüz çocuk yaşta çeşitli zorluklarla mücadele etmek durumunda kalan kızının fotoğraflarını çekme kararı alan anne, kızına inandığı takdirde başaramayacağı bir şey olmadığını öğretmek ve motivasyon aşılamak ister.

Kızının kendisi için ilham perisi olduğunu söyleyen anne, ortaya çıkan eserlerini paylaşır ve NZIPP/Epson tarafından 2014 yılının yaratıcı fotoğrafçı ödülüne layık görülür. 

Çok Beğendim, sizlerle paylaşmak istedik bu harika görüntüleri...
İşte Holly Spring isimli o fotoğrafçı anne ve ödüllü fotoğrafları:










 

14 Ağustos 2014 Perşembe

Paradan Daha Değerli 7 Şey

Mutlu olmak için tek şart para değil, paradan daha değerli şeyler de var  

Bazen hayatta daha önemli şeyler olduğunu unutup kendimizi para kazanmanın hırsına kaptırırız.

Fakat para her şey demek değildir, paraya sahip olup da ulaşamayacağımız birçok şey var. İşte paradan daha değerli 7 şey; 

1.Sağlık

Zengin olup da sağlık sorunları nedeniyle mutlu olamadıktan sonra para ne işe yarar? Para daha sağlıklı bir yaşam biçimi sağlayabilir ama bazı sağlık sorunları var ki tonlarca paranız olsa da yardımcı olmaz.
Sağlınız hayattaki en önemli şey, ona dikkat edin.

2.Aile

Ailenin yerini hiçbir şey tutamaz. Hayat boyu karşılaştığınız tüm sorunlar ya da güçlükler sonucunda yanınızda kalacak kişiler yine ailenizdir.


3.Çocuklar

Çocuk sahibi olmak büyük bir şanstır. Şu hayatta çocuğunuzun gülümsemesinden çok sizi mutlu edecek bir şey var mıdır?

4.Arkadaşlar

Arkadaşlar ikinci bir aile gibidir. Ne olursa olsun sizi desteklerler ve ihtiyacınız olduğunda yanınızdadırlar. Aileden tek farkı, ailenizi seçemezsiniz ama arkadaşlarınızı siz seçersiniz.

5.Aşk

Hayata mutluluk katan değerlerden bir diğeri de aşktır. Milyoner bile olsanız bir insanın sevgisini satın almak imkansızdır.

6.Özgürlük

Çoğu zaman üzerine düşünülmez bile ama özgürlük hayattaki en değerli şeylerden biridir.

7.Mutluluk

Herkesi mutlu edecek şey farklı olabilir ama herkesin mutlu olmaya ihtiyacı vardır. Çok bilindik bir söz vardır:
“Parayla saadet olmaz!”


Bazı zamanlar vardır;
Hayata, yaşadığımız kadere bin kere daha fazla şükrettiğimiz
An'ı yaşıyorum rabbim,
Şükrolsun sana binlerece kere...
Sevgilerimle.

29 Nisan 2014 Salı

Çocukları dudaklarından öpmek... BEN ÖPMEM !


İğrenmek değil, Bunun adı yanlış bulmak yabani olmak da değil... Yetişkin bir bireyin mikrobunun o meleğe bulaşmasının da anlamı yok bence...

Bunun adı bence Modern olacağız diye saçmalamak ! 

Çocuğun bedeni kendisine özeldir... 

Ve özel bölgeleri olduğunu, buna herkesin saygı göstermesi gerektiğini öğrenmesi gerekir. 

Dün sosyal medyada bir dostumunun ünlü bir anne kızın dudaktan öpüşmesi konusunda yazdıklarını okuyunca konuya temas etmeden geçemedim.

Ne var canım, anne babalar çocuklarını dudaktan öpebilirler. Bu illa ki cinsellik midir? Ensest midir? Bu nasıl çarpık bir anlayıştır diyordu bazı yorumcu arkadaşlar.

Bu davranışı bir uzman olarak doğru bulmadığımı söyleyince bana saçmalama dediler. “Yıllardır çocuklarını dudaktan öpen anne babalar ensest mi yapıyormuş yani” diye yorumda bulundular.

İlk tepkim şu oldu:

Anne babanızla ne zamandan beri dudak dudağa öpüşüyorsunuz? Bu bizim kültürümüzde nerede var? Bırakın Allahaşkına modern olacağız diye saçmalamayı!

“Biz yapmazdık ama şimdikiler öyle değil.” diye konu devam etti.

Şimdi ben soruyorum:

Çocuklarınızı dudaktan öpme ihtiyacını neden duyuyorsunuz?

Çocuğunuzu dudağından öptüğünüzde, herkesi bu şekilde öpebileceği şeklinde kafasına yerleşeceğini ve yabancılar tarafından da bu şekilde öpüldüğünde anormal bir durum olmadığını düşünmesine sebep olacağını akıl edemiyor musunuz? Bir yabancı tarafından dudağından öpüldüğünde size gelip söylemeyecek veya herkesi dudağından öpmeye çalıştığında bunu anormal karşılamayacaksınız o halde. Bu durumda çocuğunuzu tacizlere karşı nasıl uyanık tutabileceksiniz?

Yok, sadece anne babalar öpebilir mi diyeceksiniz?

Karıkoca ya da sevgililer dudaktan öpüşebilir dediğimize göre, çocuk sizinle kendi konumu arasında nasıl bir ilişki türü belirleyecek o zaman?

Anne baba olmanız size çocuğunuzu dudağından öpme hakkı vermediği gibi, vücudunun başka yerlerine dokunma, çıplak veya çıplak olmayan türlü resim ve videolarını çekip orada burada paylaşma, yayınlama, seyrettirme ve daha bunlar gibi pek çok şeyi yapma hakkını da vermez.

Çocuklarınızın altlarını değiştirirken bir özen içinde olmanız gerekir. Yaşları büyüyen çocukları artık emzirmemeniz gerekir. 4 yaşına gelmiş hala annesinin memelerini ellemeye çalışan çocukların durumunu makul bulmuyorum arkadaşlar.

Çocuğun bedeni kendisine özeldir. Ve özel bölgeleri olduğunu, buna herkesin saygı göstermesi gerektiğini öğrenmesi gerekir. Önce anne baba buna saygı göstermelidir ki, çocuk da kendisine saygı göstermeyi öğrensin.

Çocuklar için sevgi ve sarılma, sevginin bedensel olarak ifadesi elbette çok önemlidir. Ancak bunu kafanıza göre yapamazsınız.

Anaokullarımda öğretmenlerime, çocuklara gereksiz sarılma ve öpmelerden uzak durmalarını ve onlara “aşkım, sevgilim” diye hitap etmemelerini öğretiyorum yıllardır. Bu anne babalar için de geçerlidir. Geçenlerde yanaktan makas alan bir okul görevlimizi ciddi şekilde uyardık ve bu şekilde davranan görevlilerin işlerine son veriyoruz. Sapık olduğunu düşündüğümüz için değil sadece. Çocukları dövmek kadar, onların istekleri dışında bedenlerine yapılan sevgi yaklaşımları da yanlıştır.

Anne baba olmayı fazlaca abartıyoruz. Çocuklar, değişip duran hayat görüşlerimizi üzerlerinde deneyebileceğimiz deneme tahtaları değiller. Bedenlerine, ruhlarına, gelişimlerine kendinize duyulmasını istediğiniz biçimde saygı gösterin ve onları kendinize ait bir şey olarak görmekten vazgeçin. Onlar size ait değiller. Mülkünüz değiller. Canınızın istediğini yapamazsınız.

Daha bir çok havalı teori de eklerdim ama gerek yok. Konunun özü “Canınızın istediğini yapamazsınız” cümlesinden ibarettir...
 
 

Akıl Sağlığı Bakanı / Dilek Kırcaoğlu

Akıl Sağlığı Bakanı / Dilek Kırcaoğlu

 
 

Akıl Sağlığı Bakanı / Dilek Kırcaoğlu

 

18 Nisan 2014 Cuma

Yavaş Yavaş Bizide Tüketen Elektromanyetik Aletler...


Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyinin yazısını paylaşmadan edemicem....

Öncelikle dizüstü bilgisayarlarıni asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.
En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin.

"Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar.
Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir.

Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir. Mutlaka kablolu mouse kullanınız. . Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve "Carpal Tunnel Sendorumu (tekrar eden hareket sendromu )" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler.
Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler.
Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar.
Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın” diyor.
Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.
Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.
Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın.
Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın.
Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim.
Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler."

Sevgili okurlar, ben şahsen Balıkesir Dursunbey Güğü Köyü'nde çalışırken, köyde ametist madeni olması nedeniyle, bol miktarda ametist kristali edinmiştim.

VE EN ÖNEMLİ KONU:
. . . Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı. Gece siz uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır!!!!
Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.. Unutmayınki , konuşurken de telefonun patlama gibi bir tehlikesi vardır . . . Mutlaka KULAKLIK KULLANIN ! ! !

Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın.
Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın ( mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın ), çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın.
Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre, "stand by" da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tuketıyorlar. Ve ABD'de bekleme modunda tüketilen elektiriğe " vampir elektirik" deniliyor. Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor.
Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş.

(Dç Doktor Ayşegül yıldız)

17 Ocak 2014 Cuma

Önüne Yeni Oyuncak koyan ANNE; Eline Cep Tel. Veren BABA belkide yeterince ÇOCUĞUNUZLA İLGİLENMİYORSUNUZDUR !!!

Son dönemin en önemli sorunu; farketmek istemesekte...
Gergin, biraz hareketli yani kelime seçmeye çalışıyorum, huzursuz hırçın çocuklar;
Biliyormusunuz sebebi ne;
Onunla ilgilenmediğiniz için, istediği ilgi için, anne babanın dikkatini çekmeye çalıyor belkide acı vermeyi deniyor...

Çalışıyorsunuz ve çocuğunuza vakit ayıramamaktan şikayet 
mi ediyorsunuz? İşte size kaliteli zaman geçirmeniz için 50 öneri.

  1. Parmak boyasıyla resimler yapın.
  2. Puzzle yapın.
  3. Birlikte resimli kitap yapın.
  4. Kitaplarınızı şeffaf ambalajla kaplayın.
  5. Birlikte bulmaca çözün.
  6. Odasını birlikte boyayın.
  7. Hayvan seslerini taklit edin.
  8. Pizza yapın.
  9. Bir kaba su koyup kağıttan kayık yüzdürün.
  10. Evde basit fizik deneyleri yapın.
  11. Satranç öğretin.
  12. Işığı arkanıza alarak gölge oyunu kurun.
  13. Evde çöp toplama oyunu oynayın. Kim daha çok eşya toplarsa ödül alsın.
  14. Mısır patlatın.
  15. Birlikte şarkı söyleyin.
  16. Sessiz sinema oynayın.
  17. Birlikte radyo tiyatrosu dinleyin.
  18. Bir eşyayı evde sakladıktan sonra haritasını çizin. Çocuğunuz bulsun.
  19. Akvaryum kurun.
  20. Saklambaç oynayın.
  21. Birbirinizi gıdıklayın.
  22. Evde değişik boyda bardakları ters çevirip kaşıkla sesle çıkartın.
  23. Eski bir tişörtü kumaş boyaları ile boyayın.
  24. Kâğıttan uçak yapın, yarışın.
  25. Birbirinizin taklidini yapın.
  26. Sihirbazlık numaraları yapın.
  27. Kese kâğıdından çanta yapın.
  28. Kibrit çöpleri ile şekiller oluşturun.
  29. Birlikte bir hikâye yazın.
  30. Süngerden makas yardımıyla ördek yapıp boyayın.
  31. Sabah erkenden kalkıp beraberce güzel bir kahvaltı hazırlayın.
  32. Balkonda domates, çilek yetiştirin.
  33. Evde dondurma yapın.
  34. Birlikte evde pasta yapın.
  35. Ona hikâye anlatın.
  36. Birlikte bir resim yapın.
  37. Oyun kartları ile köprüler yapın.
  38. Birlikte fotoğraflarınızı düzenleyin.
  39. Birkaç çarşaf ile odanın içinde labirentler kurun.
  40. Yastıkları aralıklı dizerek engel atlama oynayın.
  41. İsim şehir bulmaca oyunları oynayın.
  42. Birlikte bir blog açın. Olmadı ortak günlük tutun.
  43. Haftada bir birlikte evde film izleyin.
  44. Evde yastık kavgası yapın.
  45. Pul koleksiyonu yapın.
  46. Haritada şehir bulmaca oynayın.
  47. Kütüphanenizi arşivleyin.
  48. Tekerlemeler söyleyin, uydurun.
  49. Gece balkondan ya da camdan gökyüzüne bakarak yıldız kaymasını izleyin.
  50. En önemlisi; çocuğunuzla kaliteli bir zaman geçirin. Önüne oyuncak, TV, bilgisayar vs. koymak onunla ilgilenmek değildir!
ALINTI

12 Aralık 2013 Perşembe

Minik Kar Meleğim Seni Çok Seviyorum

Yağan kardan güzel anılar yaratın!

Kar vakti geldi.
Eğer kışın bol kar olan yerleri ziyaret etme şansınız varsa ya da kar yağan bir kentte yaşıyorsanız, çocuğunuzun kalın kar kütlelerinin içine girmesine izin verin.
Bırakın karın üzerine yatsın.
Korkmayın dışarıda kararında kalırsa üşümeyecektir.
Kara yatsın, kollarını bacaklarını açıp kapatsın.
Sonra onu o karın ortasından kucağınıza alıp kaldırın.
Biraz yüksekçe bir yerden, oluşan şekli inceleyin. Kar meleğini hemen göreceksiniz. Kar meleğini anılarınızda kalacak güzel bir fotoğraf olarak belgelemeyi unutmayın.

10 Ekim 2013 Perşembe

ÖZENLİ KAHVALTILAR için ŞIK SUNUMLAR... Kalsiyum Yüklemesi Yapalım Oleyyy Peynir Zamanı....


Kalsiyum, c vitamin, beslenme, proteinler bu ara kış, bünyeyi güçlendirmek için çokça araştırıyorum belkide kuzumun beslenmesine biraz fazla özeniyorum diyelim, Unutmadan; Bu bir reklam yazısı değil, değerlendirmedir...

Çocukların günlük kalsiyum ihtiyacının da sadece üç parmak peynir yedirilerek sağlanabileceğini öğrendim ki kendimiz için bile buna önem vermeliyiz.

Muratbey'in Naturena Ürün Grubu'nda yer alan parmak peynirlerin özellikle çocuklar düşünülerek üretildiğini söylüyorlar, ki kaşar peyniri konusunda oldukça lezzetli oldugunu belirtmeliyim.

"Çocuklar parmak peyniri yerken hem eğleniyor hem de kalsiyum depoluyorlar" diyor bloggerlar, Parmak peynirin özel sosis şekli ve farklı lezzetleri ile bence annelere de çocukların hoşuna gidecek eğlenceli menüler oluşturması için avantaj olacaktır...
Afiyet olsun diyorum...

MISIRLI PEYNİRLİ KANAPE
Malzemeler:
  • 1 hamburger ekmeği
  • Küçük bir kalıp “Muratbey Sürmeli Peynir”
  • 1 çay bardağı haşlanmış mısır tanesi
  • Süslemek için “Muratbey Naturena Peresta Parmak Peynir”

Hazırlanışı:
Hamburger ekmeği ortadan ikiye kesilir, ekmeğin yarısından çiçek kalıpla kalıp çıkarılır ve çıkarılan çiçeğe aynı şekilde Sürmeli peynir sürülür. Üzerine mısır taneleri dizilir, süslemek için Muratbey Naturena Peresta Parmak peynirlerden yüzük yapabilirsiniz…



PEYNİRLİ YUMURTA VE KALP PEYNİRLER
Malzemeler:
  • 1 adet hamburger ekmeği
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • Tuz
  • Kalp peynir için; 2 adet “Muratbey Naturena Fessita Parmak (Fesleğenli-Çörekotlu)” ve 1 adet küçük sosis
  • Muratbey Naturena Herban peynir” ve  “Muratbey dil peyniri

Yapılışı:
Hamburger ekmeği ikiye bölünür. Tam ortalarından bardakla veya şekilli kalıpla parça çıkarılır (bu parçalar kanepe yapımında kullanılabilir). Yapışmaz bir tavaya içi boş ekmek konur ve içine yağ dökülür. Normal ateşte yağın ısınmasına gerek kalmadan yumurta kırılır, üzerine tuz serpilir. Muratbey dil peyniri ve Herban peynirinden  küçük doğranmış peynirler serpiştirilir. Arzuya göre sosis dilimleri konur ve yumurtanın pişmesini istediğiniz kadar pişirip servis edebilirsiniz. Kalp peynirler için Muratbey Naturena Parmak peynir tam ortasından verev bir şekilde kesilir. Kesilen iki parça çevirdiğinizde kalp şeklini alacaktır. Kürdanla birleştirerek süsleme amaçlı kullanabilirsiniz. Sosiste aynı şekilde verev kesilerek kalp şekli verilir.

PEYNİRLİ EKMEK DOLMASI
Malzemeler:
  • Hamburger ekmeği (kişi sayısına göre)
  • “Muratbey Naturena Sudo Parmak (Sucuklu-Domatesli)” ve diğer “Naturena” çeşitleri
  • İsteğe göre maydanoz, yeşil soğan
  • “ Muratbey Tereyağı “
Yapılışı:
Hamburger ekmeğinin üzeri küçük  karelere kesilir. Kare aralarına küçük kesilmiş tereyağı ve peynirler sıkıştırılır. Üstüne doğranmış maydanoz veya yeşil soğan serpilir. Önceden ayarlanmış 180 dereceli fırında Muratbey Naturena’lar eriyene kadar pişirilir.






PİLELİ PEYNİRLİ KREPLER
Malzemeler:
  • 1 adet büyük yumurta
  • 1 küçük çay bardağı süt
  • 4-5 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz (isteğe göre)
  • 1 çay kaşığı salça (isteğe göre)
  • “Muratbey Sürmeli Peynir”
  • “Muratbey Burgu Peyniri”
  • Maydanoz
  • Kırmızı biber (kapya biber)
Yapılışı:
Yumurta, un, süt, tuz ve zeytinyağı çırpıcı ile çırpılır. Tava ilk krep için çok az yağlanır. Diğerleri için yağlanma istemez. 1 yemek kaşığı krep ısıtılmış tavaya dökülür. Kaşığın sırtı ile dağıtılır ve bir avuç içi kadar büyütülür. Arkalı önlü pişirilir. İsteğe göre krep hamurunun bir kısmına salça ilave edilir ve bu şekilde de pişirilir. Bir kapta peynirler karıştırılır. Maydanoz ve kapya biberde küçük küçük doğranır. Pişen kreplerin tam ortasına,  bir tatlı kaşığı kadar peynirli harç konur. Krep karşılıklı birleştirilir ve kürdan ile krepin bir ucundan başlayarak zig zag dikilir.

PEYNİRDEN CADI SÜPÜRGESİ
Malzemeler:
  • “Muratbey Burgu Peyniri”
  • İstediğiniz kadar çubuk kraker
  • Bağlamak için maydanoz dalı
Yapılışı:
Öncelikle maydanozlar az su ile  5 dk. haşlanır ve dalları yumuşatılır. Muratbey Burgu Peyniri 2-3 cm uzunluğunda kesilir. Üç parça peynir bir araya getirilerek, tam ortalarına çubuk kraker yerleştirilir ve maydanoz sapı ile bağlanır. Burgu peyniri kıvrımlarından açılır, saçaklı bir görünüm verilir.






PEYNİR TABAĞI / PEYNİR KELEBEK VE LOLİPOP PEYNİR
Malzemeler:
  • “Muratbey Burgu Peynir”
  • “Muratbey Naturena Fesa Parmak (Fesleğenli)”
  • Küçük bir domates
  • Bir adet siyah zeytin

Yapılışı:
Lolipop yapmak için Muratbey Burgu Peyniri kendi etrafında sarılır ve kürdanla sabitlenir. Kelebek için Muratbey Naturena Parmak Peynir enine ikiye kesilir. Yarım peynir tabağa yerleştirilir. Domates tam ortadan ikiye kesilir ve kürdan yardımı ile peynire kanat yaparak sabitlenir. Siyah zeytinin çekirdeği çıkarılır. Yarısından kelebeğe baş yapılır. Maydanoz sapından anten yapılır.

Tarifleri için Saliha Duru’ya teşekkür ederi…

Benzer Yazılarım ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Beni İzle :)

...♥ Zeynep'le Güne Merhaba ♥...

'Ve sen yine denendiginde
ve yine kalbin daraldiginda
ve yine bütün kapilar yüzüne kapandiginda
ve yine ne yapman gerektigini bilemediginde
Uzun uzun düsünve hatirla Yaradanini!
Allah kuluna kâfi degil mi?
(Zümer/36)

Neler Olmuş - Hürriyet'ten Seçmeler