Translate

Ne ARAMIŞTIN ??

Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2016 Salı

SENDEN ÖNCE BEN / Me Before You

Biraz melankolik moddayım bugünlerde :P

Havalardan sanırım, enerjim tebessümüm yalancı ...

Yünlü çoraplarım, pijamalarım, elimde sıcak çikolatamla evde sinema keyfi iyi gider diye düşündük bu soğuk moduma :) 
Ah evdeki sıcak ailem de olmasa tam uyku zamanı...
Belki seyreden kalmamıştır; 
ki yorum sitelerinde 7.7 almış hatta kitabı da çok dikkat çeken bir filmden ısrarla bahsetmek istiyorum size ...

 

 SENDEN ÖNCE BEN

 7 senedir süren bir ilişkiniz varken ; tamamen yatalak engelli birine AŞIK olur muydunuz ! 

Zor bir soru mu oldu? Merhamet ve vicdan boyutundan bahsetmiyorum, gerçek AŞK'ı onunla bulmak, daha öncesini saymamak, 

O'nunla gerçek seni bulmak !




Kitabı okumadım !!! 
Ama okumalıyım mutlaka diyorum, 
okuyanlar; anılar ve duyguların çooook eksik tasvir edildiğini hatta ağladıklarını söylüyorlar.
Gelelim Filme;
Tavsiye ediyorum izleyin bu filmi :) Hem komik, hem romantik.
Çok tatlı, bıcır bıcır, renkli kızımız Lou ile Will'in hikayesi ...

Absürt bir moda çıtası içinde ingiliz semalarında geçiyor, oyuncuları başarılı, fakat buruk bir film, uzun süre aklımdan çıkaramadım. 
Ötenazi denen bize çoook uzak gelsede bir gerçek var!
bu karar merciği eşiniz yada evladınız bile olabilir :((

Şimdi bakıyorum da etrafıma;
Dünya da gerçekten güzel bir yerdeyiz, silüet güzel, sevdiklerimiz sevenlerimiz var, 
belki taparcasına bir AŞK'a da sahip iken herşeyden vazgeçer miyiz? 
Allah var şüphesiz diyoruz! Ondan gelen herşeye tevekkül ederim.
Ama o şartlar altında hayat zamanla nasıl olabilir? 
Engellileri düşündüm:( Engelli bir evlada bakmaya çalışan aileleri hatta !!
yaşamadıkk öyle ama bu da bir imtihan yaşadıklarını anlayabiliyormuyum diye sorguladım ?


 Will gerçekten şanslı biri, güzel ve iyi yaşamış; geçirdiği trafik kazası sonucunda hayat rengini griye çevirmiş. 
Lou'nun sıradan kabulcü küçük yaşamı arasında ona aslında gerçekten yaşamadığını hissettiren konuşmaları, gezileri, hayalleri ve sonuçta hayatlar... 
Sonunda istediği dramı ben yakalayamadım tatlı bir tebessüm kaldı damağımda...
Tutmaya çalışıyorum elimi, şöyle şöyle diye başlayasım var hepsini anlatmaya şuracıkta, 
Aslında ben bile yeterince canımın kıymetini bilip zamanı değerlendirdiğimi düşünmüyorum :)...
filmin sonunda ise Paris'te olmak istemedim değil AŞK'ın rüzgarı esti içime derinden... 
En iyisi siz hemen izleyin tavsiyemdir 👌
Sevgilerimle ... 💕





14 Şubat 2014 Cuma

Bi Küçük Eylül Meselesi vardı; HALLEDEMEDİM :(((( Farah Zeynep Abdullah & Engin Akyürek


Herşey tam;

aileniz, arkadaşlarınız, kariyeriniz, sevgiliniz ve sizi sevenler her şey var;

PEKİ NEDEN BEN TAM HİSSETMİYORUM dersiniz,

NE EKSİK !!!

Her şeyin yolunda gittiği bir hayata sahip olan Eylül, talihsiz bir olay sonrasında yaşamının son bir ayını unutur. Çevresindeki herkes, tüm arkadaşları ve ailesi ona hiçbir sorun olmadığını söylemesine rağmen Eylül bir şeylerin yolunda gitmediğinden şüphelenir. Tamamen bilinçsizce, sadece içgüdülerini dinleyerek Bozcaada'ya gider ve orada tesadüf eseri hiç tanımadığı tuhaf bir adamla karşılaşır. Bu gizemli yabancı ise kendinden emin bir şekilde Eylül'e kendisini hatırlaması gerektiğini, aşık olduğu adam olduğunu söyler.

Yapımcılığını Ay Yapım'ın üstlendiği aşk filminin başrollerini Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek paylaşırken, yönetmen ve senarist ise Kerem Deren.

Müzik ise çok güzel Nil KARAİBRAHİMGİL

 

Yorumuma gelince;

Gala güzeldi kalabalıktı, ay yapım adına herkes ordaydı... 
Muhteşem bir kalabalıktı..
Film sanki bana çok kısa geldi, yada fazla beklentiyle mi gittim acaba; 
Ferah ve Engin ikiside iyi oyuncular çünkü, uzun soluklu sanki Bir Kelebeğin Rüyası  daha yoğundu.... 
Yinede oyunculukları güzel yumuşak, yaz aşkı tadında tatlı sıcak bir öyküydü... 
14 Şubat için bir renk, bu havalarda yazdan bir sıcaklık diyelim... 
İyi seyirler; sizden de yorum bekliyorum ...
Lay lay laay, müzik dilimde takıldı dönüyor sürekli yakışmış.. tam uydurmuş yine Nil, tebikler...


 Bu arada Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun...

29 Mayıs 2013 Çarşamba

29 Mayıs 1453 İstanbul'un Fethi - 560.Yıld. Haliç'te Görsel Bir Şenlikle kutlanacak



"İstanbul elbet birgün fetholunacaktır, 

onu fetheden kumandan ne büyük kumandan, fetheden askeder ne güzel askerdir."

“Letüftehannel Konstantiniyye, feleniğmel emiru, emiruha, feleniğmel ceyş-i, zelikel ceyş”

 Bu Hadis-i Şerif'e mazhar olan Fatih Sultan Mehmed Han'ı ve onun askerlerini Rahmetle anıyoruz...


İstanbul'un fethinin 560. yıldönümü yarın Balat'ta kutlanacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 'nden yapılan açıklamaya göre, her yıl artan bir coşkuyla kutlanan İstanbul’un fethi, bu yıl da dünya çapında görsel ve işitsel bir gösteriyle yaşatılacak. 
Biz gitmeyi düşünüyoruz :))




İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir.

Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.

İstanbul Fetih edildikten sonra Orta Çağ kapanmış ve 1789 Fransız ihtilali'ne kadar sürecek olan Yeni Çağ başlamıştır.

Tarih: 2 Nisan - 29 Mayıs 1453

Yer: İstanbul (Bizans dönemi ismi: Constantinople)

Sonuç: Osmanlı'lar İstanbul'u ele geçirdi, Bizans İmparatorluğu yıkıldı. II. Mehmed, Fatih (fetheden) ilan edildi.

Bizans İmparatorluğu kumandanı: XI Konstantin

Osmanlı kumandanı: Fatih Sultan Mehmed (İkinci Mehmet)

25 Şubat 2013 Pazartesi

“Aşk En Güzel Bahanesidir Şiirin” KELEBEĞİN RÜYASI

Görsel bir şölen ile Yılmaz ERDOĞAN'ın gözünden 60 sene geriye gidip, Kömür madenlerinin o zifiri karanlığında Zonguldak'ta şiir içinde bir film izledim haftasonu.

Ama lafı çok uzatamıyorum, ilk andan itibaren aşktan öte bence bir gerçeklik duygusu üzerinde yansıtılmaya çalışılmış uzun metrajlı hüzün izledim

ve kişisel görüşüme göre eksik bir şey vardı filmde, 

şiirlerle dolu olsada yetmedi sanki, hala istiyordum bir kaç dize, bekliyordum bir SON, böyle bitmemeliydi sanki yarım kaldı, 

2 genç şairin hayatı gibi çok kısaydı, yaşanılacak olacak çok şey olacaktı daha...

"parasızlıktan imanı gevremiş" Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’nun, kadınları, aşkı, hayatı, sefaleti, umudu ve umutsuzluğu şiirle yaşamaya çalışan dünyalarını izledik.

Film iki şairin de, güzel Suzan'ı görüp sıtmaya tutulur gibi şiir yarışına girişiyorlar birbiriyle.

Şiir aşkın en romantik tezahürlerinden biridir... 







 Belki de ancak böyle 24 yaşında hayatı veremden, aşktan ve parasızlıktan sona eren bir şairin “şiir ve edebiyatla haşır neşir asalet dolu hayatı” bir anlam kazanacak bu evrende...

Belki de bu şekilde Muzaffer Tayyip’in şu dizeleri anlamlı bir hatıra oluşturacak izleyenlerin yüreğinde;

“Diyecekler ki arkamdan...

O yalnız şiir yazardı...

Yazık diyecek hatıra defterimi okuyan...

Ne talihsiz adammış...

İmanı gevremiş parasızlıktan...”

Milyonlar geçmişin asalet dolu iki genç yaşamından, aşkı, edebiyatı, şiir sevgisini, dürüstlüğü ve tutkuyu öğrenecek...

İbret niyetine...



Film bittikten sonra düşünüyorumda; İnsanın şiir yazası geliyor...

şimdi düşünüyorumda
benmi kelebeği rüyamda gördüm
kelebekmi beni rüyasında..

 

15 Şubat 2013 Cuma

AŞK KIRMIZI ... Nurgül Yeşilçay, Tayanç Ayaydın, Ezgi Asaroğlu

Hava soğuk, Aylardan ŞUBAT, Renk ise Kırmızı olsun dedim...
Hadi bu hafta vizyona göz atalım, Yeni filmler varmış, çerez olabilir ama izlemeye değer...
Nurgül Yeşilçay, Tayanç Ayaydın ve Ezgi Asaroğlu'nun başrollerini paylaştığı,
Osman Sınav'ın sarsıcı yeni filmi
"Aşk Kırmızı" aşk, sadakat ve çaresizliği "Aşk Kırmızı.
Sadakat ne renk?
Rengini sen seçemezsin, aşk seçer" diyerek yüzlere çarpıyor!
"Aşk Kırmızı"nın çok konuşulacak fragmanı,
14 Şubat'ta sinemaseverlerle buluştu!
 
Senaryosu ve yönetmenliği Osman Sınav'a ait tutku dolu ve bir o kadar da sarsıcı 
"Aşk Kırmızı"nın fragmanı yayında. 
15 Mart'ta vizyona girecek filmin fragmanı; ilk aşkına olan tutkusu ile çok sevdiği karısına olan aşkı arasında kalan bir adamın çaresizliğini "Aşk kırmızı
 "Bu aşk var ya, dünyada cennete gittiğini sanıp cehenneme yürümek gibi bir şey." 
cümlesiyle de dikkat çekiyor.






2 Kasım 2012 Cuma

Evim SENSİN !!! - Duygusal Bir AŞK Filmi - BUGÜN 2 KASIM SİNEMALARDA . . .

                Leyla başından geçen bir ayrılık sonrası baba evine dönmüştür. Kalbi kırıktır ve çocukluğundan beri sorunlu bir ilişkileri olan babası Selim ile aralarındaki sorunları çözmeye çalışmaktadırlar.
               İskender ise küçük yaşlardan beri şanssız bir hayat yaşamış olan yetimhanede büyümüş ve hayatı boyunca hiç evim diyebileceği bir yere sahip olmamış bir adamdır. Beklenmedik bir şekilde karşılaşan bu ikili onları aradıklarını bulmalarını sağlayacak bir aşkın içine sürüklenir, Leyla yaralarını sararken , İskender'in evi Leyla olur fakat bu güzel hikayenin böyle sürmesine engel olacak olaylar peşlerini bırakmaz... 

BİR İZLEYİCİ :" evım sensın gıttım gelıyorummm bol bol aglıcaksınız sanırım cok kotu bı fılm ama adam yakalamıss nerden prım yapacagını bolca gozyası doktuk..." demiş...
SİNEMA TUTKUNLARINA DUYRULUR...
SANIRIM BENDE DAYANAMAYIP GİDECEĞİM, YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.....

 

Benzer Yazılarım ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Beni İzle :)

...♥ Zeynep'le Güne Merhaba ♥...

'Ve sen yine denendiginde
ve yine kalbin daraldiginda
ve yine bütün kapilar yüzüne kapandiginda
ve yine ne yapman gerektigini bilemediginde
Uzun uzun düsünve hatirla Yaradanini!
Allah kuluna kâfi degil mi?
(Zümer/36)

Neler Olmuş - Hürriyet'ten Seçmeler