Translate

Ne ARAMIŞTIN ??

Merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merhaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2013 Salı

Bebeğinizin İlkleri .... DİKKAT! BEBEK VAR...

Ağzından çıkan ilk kelime, attığı ilk adım, ilk gülümsemesi, ilk dişi, ilk aşısı, ilk hasta oluşu… 

Hepsini hatırlıyorum bazen hepsini buraya resimleriyle not düşseydim diyorum...

Tüm bunların dışında da aslında bebeğiniz her gün bir sürü yeniliklerle tanışıyor. 

Takip ettiğim siteler arasında bebek.com var ve bu yazıyı çok faydalı buldum, beğeniler, sevgiler paylaştıkça çoğalır diyerek sizde okuyun istiyorum veee...
Paylaşıyorummmm . . .
1,5- 2 AY
GÜLÜMSEME
Anne ve babalar, bebeklerinin bilinçli ilk gülümsemelerini hatırlamada genellikle zorluk çekerler. Bu “sosyal gülüşler” güzel bir anın çok ötesinde, bebeğinizin beyninin ilgili bölümlerinin göz kaslarını kontrol edebilmeye başladığını dolayısıyla önemli bir gelişme kaydettiğini gösterir.

4-6 AY
KAHKAHA ATMA
Bu aylardan itibaren ses telleri üzerinde yeterli kontrole sahiptir ve insanların güldüğünü ya da kahkaha attığını duymaya başlar. Bir yaşına gelene kadar çeşitli şekillerde gülecek farklı sesler çıkaracaktır ancak sonrasında kahkaha tanıdık bir biçim alacaktır.

4-8 AY
AYAĞINI AĞZINA SOKMASI
Er ya da geç, büyük olasılıkla bebeğinizi, ayağı ağzında mutlu mutlu emerken bulacaksınız. Bilgi toplama yöntemi de eline aldığı her şeyi ağzına götürmekten geçer, buna ayağı da dahil. Bedeninin farkına varabilmesinin yanı sıra, ayağını emmek hoşuna da gider. Bu yüzden bebeğinizi bundan vazgeçirmeye çalışmayın çünkü bu aşama kendiliğinden sonlanacaktır. Bunu hiç yapmasa da endişelenmeyin, birçok bebek bunu yapmamaktadır.

4-6 AY
TÜKÜRÜK SAÇMASI
Bebekler “burr” sesi çıkarmaya ve dudaklarının birbirine çarptığını hissetmeye bayılırlar. Tükürükten başka bir şey olmuyor demeyin… Konuşmayı öğrenmenin bir yolu da budur. Çocuğunuz farklı şekillerde dudaklarını ve dilini kullanmayı öğreniyor. Er ya da geç, dilini de kullanmaya başlayacak ve buna bayılacak. Bebeğinizi dudaklarını ve dilini kullanarak diğer sesleri çıkarmaya da özendirin. Bunun için karşısında yüzünüzü şekilden şekilde sokup, garip sesler çıkarmanız yeterli.

8-10 AY
SAÇLARINI TARAMASI YA DA DİŞLERİNİ FIRÇALAMASI
Taklit, bebeğinizin çevresindeki dünyayı öğrenmesinde en büyük araçlarından biridir. Artık etrafındaki nesneleri tutabildiğine, elleriyle kavrayabildiğine göre, sizin kullandığınız eşyaları da kullanmak isteyecektir. İnce motor kabiliyetinin yeterince gelişmemiş olması, denemeler yapmasını önlemiyor. Siz saçınızı taradıktan sonra, eline tarağı alması ve kafasına götürmesi an meselesidir. Gözlerimizin kafamızda olmadığını kim iddia edebilir?

10-12 AY
BİR OYUNCAĞINI HEP YANINDA İSTEMESİ
Bebeklerin tamamı, kendilerini rahatlatan bir nesneye bağlılık geliştirir diye bir genelleme yapılamaz, ama bu aylarda bebeklerin çoğunluğunda bu görülüyor. Her dışarı çıktığınızda bir oyuncak ayıyı yanınızda taşımak zorunda kalabilirsiniz. Bebeğiniz bu aylarda pek çok şeyi öğreniyor; yürümek, sizden ayrılmak… Bazı zamanlarda kendini tehlikede hissedebilir, bu anları da tanıdık bildik ve sevgili bir ayıcık hemen geçirebilir. Bu oyuncağın yanında hissettiği rahatlık, sizin yanınızda olduğunu hissettirecektir. Böylelikle yeni şeyler deneyebilir.

10-12 AY
ÖPÜCÜKLER DAĞITMAK
Şimdiye kadar siz ona defalarca kez öpücük gönderdiniz ve şimdi sıra onda. Şimdiyse kontrolü o kadar yüksek ki, aynı anda hem ellerini ağzına götürüyor, hem dudakları ile eline öpücük konduruyor, hem de devamında o elini açıp, size doğru bir öpücük üflüyor.

12-15 AY
CEE – E OYNAMAK
Bebeğiniz bu kez oyuna gerçek anlamda katılıyor. Sadece sizi taklit etmekle kalmıyor, çoğu zaman oyunu başlatan kendisi oluyor. Çünkü “nesne sürekliliği” yerleşmiş konumda. Önceden bir şey görüş açısının dışına çıktığında, onun ortadan kaybolduğunu, gittiğini düşünüyordu. Şimdi, bir şey ani olarak ortadan kaybolduğunda, etrafına bakınmayı ve tamamen gitmemiş olma olasılığını biliyor. Ortadan kaybolup, ardından ce-e diye karşısına çıkmanız, ona büyük keyif verecektir.

13-15 AY
BACAKLARININ ARASINDAN BAKMAK
Neden çocuklar bazen ellerini yere koyup bacaklarını açar ve bacaklarının arasından arkaya doğru bakmaya çalışır? Yürüme becerisini tamamıyla edindikten sonra, dengede durmak onlar için daha da kolay olmaya başlar. Onlar için yeni ve zorlu becerileri denemek, çok ama çok keyiflidir. Dünyaya ters bir biçimde bakmak onların görsel gelişimlerini de geliştirir. Ve tabii ki tüm bunlardan önemlisi, böyle yapmak çok eğlencelidir!

14-16 AY
DANS ETMEK
Bebeğinizin tango ya da salsa beklemeyin elbette. Bol bol titrediği göz önüne alınırsa, bir miktar oryantale benzetilebilir. Onun stili daha çok ayaklarını yerden kımıldatmadan bedenini, hatta belki yalnızca başını sallamak şeklinde olacaktır. Her ne şekilde olursa olsun, hem gelişen motor becerilerini, hem de müziğin ritmine uyma becerisini sunmuş olur. Onu cesaretlendirmek için siz de onunla birlikte dans edin.

5 Haziran 2013 Çarşamba

Mirac Kandili - Bu Olaylar Bitsin . . .

Sevgili Dostlarım;

İş bulma, staj, imar sıkıntım, konser, davet için yer ayarlamak lazım diyen, organizasyon, bir öğrenciye burs, fakire yardım ya da bahceme iş yerime bi çiçek lazım diye 10 yıldır arayan
arkadaşlarım, akrabalarım
demokrasiyi bile demokratik olarak savunamayan bir millet haline gelmişiz...

Kuşkusuz tüm toplumlarda halk arasında farklılıklar olduğu gibi bizim toplumda da farklılıklar vardır. Türkiye'nin en büyük zenginliği farklılıkları hoşgörü ile bir arada tutmasıdır.

dinine, siyasi görüşüne yada faydasına göre mi arkadaş oluyoruz artık
insanlar buna göremi selam veriyorlar birbirine kaç gündür ??? öyleyse bende bileyim artık !

Vatan, millet sevdası adı altında yapılanları ben yakıştıramıyorum hiçbirinize
o zaman ne farkı kaldı karsı cıktığınız duzenden...

ağaçsa, özgrlükse, derdiniz sadece 1 haftada verilen zararın haddi hesabı yok,
hak ararken yakıp yıkmadan sesini duyurabilecek olgunlukta kalitede olmalı insan...

Bu mübarek günlerin gecelerin hürmetine ben sakinlik, birlik ve barış diliyorum.
birbirimizi kıskırtma zamanı diil, bu kavga bitsin diye dua ediyorum,
Bol bol yağmur yağsın diye dua ediyorum.

bir hakkım varsa şu mübarek kandil gününde helal olsun,
sevgiyle kalın



4 Haziran 2013 Salı

Merhaba Dostlarım;

Medyayı ve yaşananları üzüntüyle izliyorum;İyi bir aileden geliyorum, Türk'üm, çok şükür müslümanım, master derecesinde iyi kurumlardan eğitim aldım, kurumsal düzeyde tecrübelere sahibim ve fikirsel düzeyde kendi insanlarıma karşı çarpışma gerektirmeyecek kadar olgunlaşmaya ulaştıgımı düşünüyorum.

Blogumda, facesimde, twitter hesabımda hiçbir zaman siyasi görüşe ve karşıtlıklara izin vermedim ve böyle bir yazıya yer vermek istemezdim.

Türkiye Cumhuriyeti istisnasız her ferdin alın teriyle, çabalarıyla büyümüştür. 
Kuşkusuz tüm toplumlarda halk arasında farklılıklar olduğu gibi bizim toplumda da farklılıklar vardır. Türkiye'nin en büyük zenginliği farklılıkları hoşgörü ile bir arada tutmasıdır.

Taksim’de benim üzüldüğüm konu gezi parkındaki beş on ağacın kesilmesiyle böyle bir olayın özünden sapmasıdır, ve görüntülere bakın... 
Hükümete de, Muhalefete de, Medyaya da, Samimi direnişçiye de çok iş düşüyor;


Bazı arkadaşlarımın başındaki AĞAÇ olayını gerçekten saptırıp, bu proveke ve savaş içinde neyi yıkma içinde olduklarını anlamıyorum, 
Yaptıkları hitaplarda hırçınlıklarını karşı üzüntü içinde izliyorum,
Vatan, millet sevgisi adı altında çevremize ağaç kesilecek derken verilen kirliliğin, tahribatın, yakılan araçların, gözlerdeki nefretin haddi ve maliyetin hesabı yok.

Artık bu karmaşayı bırakın; 28 Şubat darbesinde, 1980'de de böyle geri gittik, bu provakasyonları yememeliyiz. 

Durduk yere nedir bu yabancı basının ilgisi bize. 

Tunusa, Libyaya, Mısıra, Surıyeye dondurmek ıstıyorlar ülkemizi !!!
Türkiye tüm Dünyaya kafa tutar noktadayken!!! Dış itibarını azaltmaya yönelik ve aynı zamanda tarihte kaç kere karşılaştığımız iç karışıklık ile yoketme çabaları içinde olabilirler.

Ben yavrumu huzurla büyütmek istiyorum...
Lütfen sakin olalım...
Sevgi ve saygı ile...



16 Mayıs 2013 Perşembe

Bugün 3 Ayların Müjdecisi Regaib Kandili


Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in 

Duaların geri çevrilmeyeceğini beyan ettiği 5 geceden birisi olan Regaib Kandili bu gece idrak ediliyor.

Bu gecelerin yenilenme fırsatı sunduğunu belirten ilahiyatçı Prof. Suat Cebeci, ‘Rağbetler' anlamına gelen Regaib Kandili'nde, Allah Resulü'nün getirdiği İlahi Beyan'a rağbet göstermeyi tavsiye ediyor.

Bereketli üç ayların ilk kandili Regaib, bu gece ihya ediliyor. Peygamber Efendimiz'in (sas), "Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şaban'ın 15. gecesi, cuma, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gecesi." hadisinde de bahsedilen Regaib, ‘rağbetler' anlamına geliyor. Sakarya Üniversitesi Din Eğitimi Uzmanı Prof. Dr. Suat Cebeci, "Müslümanlar bu geceyi ihya ederek, aslında gelecek bir yıl içerisindeki itibarını, ilgisini neye yönelteceğini de belirlemiş olur." diyor. Gecenin dua, tövbe ve Kur'an-ı Kerim ile bereketlendirilmesini tavsiye eden Prof. Cebeci, bu gece yapılacak ibadetlerle kişinin yenilenme fırsatı elde edeceğini kaydediyor.

Recep ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz'in (sas), "Allahümme bârik lenâ fi Recebe ve Şa'ban ve bellığnâ Ramazân. (Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır.)" duasını çokça okuduğu ifade edilir. "Recep'in ilk cuma gecesini ihya edene, Allah kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder." hadis-i şerifinde ifade edilen ilk cuma gecesinin Regaib Kandili olduğu belirtiliyor.

Dinî eğitimi uzmanı Prof. Cebeci, "Bu geceler Müslümanlar için, kendilerini muhasebeye çekeceği, geleceğe ait dini heyecanlarını, aşk ve şevklerini geliştirecek bir fırsattır. Regaib rağbetler demektir. Kur'an okuruz, dua ederiz ve bir yıl boyunca Allah'la olan ilişkilerimizi hep aynı sıcaklıkta, aynı takva içerisinde olma şuuruyla canlandırırız. Bu geceyi bu şekilde değerlendirmek gerekir." tavsiyesinde bulunuyor. Bu gecelere farklı, dinî yönden bir anlam yüklemenin doğru olmadığını söyleyen Prof. Cebeci, "Sanki şartmış gibi düşünmemek lazım ama şart olmayan o kadar güzellikler vardır ki! İnsanın dinî hayatını güzelleştiren, yenilenmesine vesile olan fırsatlardan birisi de bu gecelerdir. Her Müslüman'ın bunu güzel bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekir." ifadelerini kullanıyor.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri "Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerif'te yüzden geçer, Şâban-ı Muazzam'da üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarek'te bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir'de otuz bine çıkar." ifadeleriyle uhrevi pek çok kazancın elde edildiği gün ve gecelerle üç aylık zaman diliminde seksen senelik bir ömrün hasenatının elde edilebileceğini söylüyor. Efendimiz'in "Eğer kişi, Recep ayından oruç tuttuğu her gün, bütçesine göre bir sadaka verirse, heyhat! Heyhat! Ne yapsınlar! Bütün yaratıklar Allah'ın (cc) o kuluna vereceği sevabın ölçüsünü takdir etmek için bir araya gelseler, ona bahşedilecek mükafattan yüzde birini hesap etmeye ulaşamazlar." sözleri de bu bereketi ifade ediyor.

4 Mart 2013 Pazartesi

Bırakıyorum Bu Evi:P KARAVAN'a Yerleşiyorum...

Bir hayat düşlüyorum çocukluğumdan kalma...

Ve karavanda geçirilen günler güzel olur bence. 

Bir karavanımız olsun ne dersiniz :)

Sandalyemi atar, müzik dinlerim bol bol, kuzucum koşsun çimenlerde elektrik filan kalmasın...

Denize dalarım, saatleri ve günleri unuturum ben. 



 

21 Ocak 2013 Pazartesi

Sonra SEN Çıktın Karşıma . . .

Ve bu paylaşım, mutlu yaşayan bütün eşler için olsun.
Allah ağızlarının tadını, yuvalarının huzurunu bozmasın.

13 Kasım 2012 Salı

BENİMLE EVLENİR MİSİN??? - MUHTEŞEM bir evlenme teklifi. . .

evveeettttt,bu yazı gokkusagininpembesi'nden alıntıdır:) 
ben bayıldım, ötesi birşey yani ...
zaten alıntı olmasa benim olsa ana haber bültenine kadar yayınlamış olurdum :)
bu çift pek mütevazı hiç görmemiştim başka yerde,
peki soruyorum beni izleyen tüm dostlarıma....
siz böyle bi teklif aldınız mı? 
hı Duygu hanım,
bekarlar sizde gördükten sonra almazsanız bilemiyorum yani:))
Allah herkese huzurla yaşayacağı;
elinde bastonuyla gelen eşine 2 saatte kapı açacağı,
'ilaçlarını içtinmi beeeyyy' diye sesleneceği yıllar nasib etsin,
amin...


23 Ekim 2012 Salı

BAYRAM HEYECANI

Bayram Heyecanı.
 
-Oğlum hadi baban bekliyor.
-tamam anneee of, tamam kalktım .
Sıcak iki elin iki yanında taşıdığı sıcak üç yürek
Seher vakti,gün ışımaya başladı.
Namaz vakti.Uykulu gözler,soğuk su
Yüce Tanrım
Hepinizi bir sonraki bayramlara kavuşturmak nasip eylesin diye biten dua
Cami içinden başlayan el öpmeler.
-Büyümüş ,
-Büyümüşte bayram namazlarında el öpme sırasına girmiş sözleri.
Mezarlıktayız.
-Dede nene Merhaba.
(bu bayram harçlığı alamayacağım ama olsun ben sizin için buradayım)
Bir hüzün rüzgarı dolaşıyor bir an
Tak ,tak tak
-Hoşgeldiniz Allah kabul etsin hadi ellerinizi yıkayın sofraya.
Sofradayız.Kuzine üstünde kızarmış mis gibi ekmek,üzerinde tereyağ
Sofrada yok yok reçeller ,pekmezler,peynirler,sucuklar
Eh kolaymı bayram sofrası.
Afiyet olsunu beklemeden odaya koşmalar.
Bayramlıklarımızı yatağımızın üzerinde bizi bekler.
Anacım bizi beklerken duramamış yine
Hazırız artık el öpme törenine,hemde şıkır şıkır.
Aklımızda bayram harçlıkları?))
Babam el öptürmez.ata yadigarı alışkanlık.
-Peygambermiyizki el öptüreyim sözü.
Yinede el uzanır,yanaktan öpmek için.
Bayramın ,İlk heyecanı ,ilk sıcak dokunuş
Mendilimiz hazır,artık cebimizde
İçini açmak için bizde kaçmaya hazır
Oğlanlar geç kalmayın,sakın torba almayın haaa
Torba:))
Bekliyor şu an kapı tıklarını,taklarını.ama çoğu kapı zaten hep açık
Tüm hısım akraba,komşu,birde bayramın heyecanı
Hoş geldiniz koca adamlar olmuşsunuz.
Tanımadınmı bizim Ömer’in Oğulları.
Uslu şeytanları oynuyoruz.
Bir gözümüz şekerlikte diğer gözümüz harçlık koyulmuş mendilde
Adettendir yersiniz her uğrak yerinde
.Şeker,lokum,Kuru üzümle karışık leblebi üzerine bir tabak baklava
Mendil alınır göz kapıda diğer uğrak yeri bizi bekler.
Sokakta gördüğümüz büyüklerinde elini saygıyla öpmek.
Düşünüyorum Tanırmıydık o insanları.?
Hayır tanımazdık. Bayramda tanımaya ne hacet .
Bayram işte adı üzerinde,
Hepimizin...
Uzar gider,giderde sadece anılarda kalmışmıdır?
yoksa hep yaşanasımıdır.?
Nede güzeldir tüm insanlarla bayramlaşmak.
Yazı olarak uzun ,yaşanmışlıkların dile gelmesi bir ömür süreci.
Okunması belki bir an, anıları ömre sığan
Dudaklarımızda munis bir gülümseme,.içimizdeki aynı heyecan
Paylaşalım ,istedik Sizlerdekinin benzerini.
Eminimki hepimizin bunun benzeri bayram anıları gözlerinizin önünde , beyninizde
Anı dosyasında habire kabararak devam ediyor. 
 
 BU RESİMDE MEKKE'DEN BAYRAM HEYECANI....
 ARTIK BİZDEN KARELERİ DE BİR ARA EKLEYECEĞİM...

22 Ekim 2012 Pazartesi

KURBAN BAYRAMI TATİLİ 6 GÜN OLDU !!!

KURBAN BAYRAMI TATİLİ 6 GÜN OLDU !!!

Kurban Bayramı; 

Kurbanlar kesilecek, sevap niyetiyle etler dağıtalacak herkese.. 

Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. 

Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. 

Kurban Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun...

2012 yılında Kurban Bayramının son iki günü Cumartesi ve Pazar gününe denk geldiği için bence patronlardan yana oldu:) 
Neyseki Arefe tam güz tatil sayıldı ve 29 Ekim sonundan  bağlandı... 
Tatilimiz 6 gün oldu...
Uzun yola çıkaccaklar ve dinlenmek isteyenler için tam kaçış zamanı, bu sabah cumadan kaçanlar belli etti kendini, sanki trafik epey azalmış geldi bana...


Okumaktan sıkılmayanlar için Kurban Bayramı’nın bulunduğu aya zilhicce denir. 
Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. 
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:

(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir. Bir gecesini ihya etmek de Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir.) [İbni Mace]

(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, yedi yüz misli sevab verilir.) [Beyheki]

(Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.[Ramuz

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için, yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.) [R. Nasıhin]

(Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin]

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]

(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.) [Beyheki]

(Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.) [Taberani]

(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani]

Tesbih: Sübhanallah,

Tahmid: Elhamdülillah,

Tehlil: Lâ ilâhe illallah,

Tekbir: Allahü ekber, demektir.

Peygamber efendimiz; 
Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, 
(Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir, ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehid olanın cihadı, daha kıymetlidir) buyurdu. (Buh

Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir, Çünkü Resulullah,
 (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. 
Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. 
Cennette yüksek derecelere kavuşur.


Hepinize İyi Bayramlar...

21 Eylül 2012 Cuma

İYİ Kİ DOĞDUM - BUGÜN DOĞUM GÜNÜM. . .


BİR YAŞ DAHA BÜYÜDÜM, BİR YAŞ DAHA YAŞLANDIM, BİR YAŞ DAHA GENÇLEŞTİM :) :) :)

BİR YAŞ DAHA YAKALADIM HAYATI...

BİR YAŞ DAHA SEVDİM, ÜZÜLDÜM, KAZANDIM, KAYBETTİM, MUTLUYDUM...  MUTLUYUM...

Bedenim genç, ruhum ise sonsuz. Hayat zorla giydirse de bana bir beden büyük veya daha küçük giysilerse de sorun değil taşıyorum! 

Kimi 21 Eylül
zaman yalnız bırakacaklar seni, kimi zaman sen isteyeceksin yalnızlığı bir arkadaş misali. 
Var olan bütün hisleri tadacaksın elbet.
Hayat benden çalıyor diyemem. Aksine o, bana çalışıyor. Çok şey katıyor. 
Her şer’ den bir hayır çıkartıyor ve beni bir savaşçı yaparak en kötüye hazırlıyor. 
Yok hayır! Bu hayatta iyi veya kötü diye bir şey yok. Tercihler var, seçenekler ve sonuçlar var. İyi-kötü yok. Kabullendiğimiz tabular var. Yıkmasını bilmiyorsak yaşamaya mahkûm olduğumuz. Fiziksel yaşımı biliyorum. Ya ruhum, ne kadar genç?
Biliyorum koca bir ömür var önümde, en azından öyle olduğuna inanmak istiyorum. 
Kimi zaman tökezledim. Ama düştüysem kalkarım anne! 
Mutlu olmasını bildiğim gibi etmesini de bilirim. 
Benim çok sevdiğim dostlarım var, sevgileriyle gurur duyduğum. 
Samimiyetine inandığım, güven veren sıcacık elleri olan.
Hayallerim var, hayalden öte. 
Ben büyüdüm ! Zamanın bana kattıklarını seviyorum. 
Aldığım nefesi, gören gözlerimi seviyorum. 
Her güne uyandığımda, bana verilen zamanı tıka basa doldurmayı seviyorum. 
Hayatı yaşamaya değer kılan her şeyi seviyorum. 
Seni, eşimi, yavrumu, onu, herkesi seviyorum... 
Yeni yaşımı da sevmem için her şey olması gerektiği gibi olacak, yani istediğim gibi. 
Düşlediğim gibi, hak ettiğim gibi! 
Biliyorum ki ben, umudu bende yaşattığım sürece güzellikler beni yalnız bırakmayacak.
İyi ki doğmuşum....

 

4 Eylül 2012 Salı

Ahmet Mert 1 Yaşında - İyiki Doğdun Kuzucuğum :)

Ahmet Mert'im 

Bebeğim 1 Yaşında ....

Sebepsiz yere bir varlığı seninle ben en çok sevmeyi öğrendim…


İlk kez seni göğsüme koyduklarında sıcaklık ne demekmiş onu öğrendim.. 

Senin sıcaklığını, Özellikle gaz nasıl bir acı verdiğini bağlantılı olarak günlerce süren  Uykusuzluk ne demekmiş öğrendim.
 İlk doğduğunda her yarım saatte bir uyanıp nefesini dinlemeyi… Seni mışıl mışıl uyurken seyretmenin dünyadaki en tatlı uykuya bile bedel olduğunu…

Sahip olmayı… Dünyadaki her şeye sahipmişçesine gururla bakmayı, bir mucize meydana getirmenin ve ona sahip olmanın muhteşemliğini...

Anlamsız şarkılar söylemeyi, beraber dans etmeyi… Bir gülüşün için sahip olduğum her şeyi feda edebilirim demeyi…

Yaramazlık yaptığında sabretmeyi öğrendim.bu çok zor olsada.... Arka odaya geçip, sinirim geçince yanına gelerek sana gülümseyebilmeyi…

Uyuman için gözünün içene bakıp, fazla uyuduğunda ise kokunu özledim… Seni bir gün bile göremesem deli gibi Özlemeyi öğrendim… Sen yerde oyuncaklarınla oynarken bile, kucağımda olmanı özlemeyi…

Huzuru öğrendim… Sen yatağında uyurken, odamıza  yayılan bebek kokusundaki huzuru…

Eşimi yalnızca aşık olduğum adam olarak değil, senin baban olarak sevmeyi öğrendim.. 


Hayatı acele yaşamayı ve geri kalan tüm zamanımı sana verebilmeyi öğrendim…

Gözyaşının içimi nasıl da acıtabildiğini… Ağlamaman için her türlü şaklabanlığı yapabileceğimi öğrendim…

Kıskanmayı öğrendim… Herkesten ve her şeyden kıskanmayı… Seni kimseyle paylaşamayacağımı… Babanın kucağındayken bile bana doğru yöneldiğinde yüzümde oluşan mutluluğu ve gururu sırf baban üzülmesin diye gizleyebilmeyi öğrendim…

Annemi anlamayı… Ona kızmamayı ve teşekkür edebilmeyi öğrendim…

Senin büyüdüğünü ve geçen hiçbir anın geri gelmeyeceğini…

Hayat ne demekmiş yaşamak ne demekmiş sen gelince öğrendim meleğim… ne çabuk büyüdün

1 yaşına ne çabuk geldin bile anneciğim :(

29 Ağustos 2012 Çarşamba

NOT ALIN !!! Yaz Bitmeden Yapılacak 20 Şey :)


NOT ALIN !!! Yaz Bitmeden Yapılacak 20 Şey :) Varrrr

Dört mevsim yaşayan bir ülke olmamıza rağmen sanki yaz çok geç geliyor ve hemencecik bitiveriyor. Çoğu zaman tadı damağımızda kalıyor. 

Kışın oturup yaz günlerimizi andığımızda da keşke şunu da yapsaydık diye içimizde uhde kalıyor. Yani en azından benim öyle.
Bu yüzden yaz bitmeden yapılacak şeylerin bir listesini hazırladım kendimce. Hem bana hem de size ilham kaynağı olması için.
Bu listede yenilecek, giyilecek, takılacak, yapılacak birçok şey bulabilirsiniz. Sonrasında da kendi yapmak istediklerinizi benim unuttuklarımı listeye ekleyip yaz bitmeden aklınızdaki her şeyi gerçekleştirebilirsiniz.

1. BEMBEYAZ GİYİNMEK :

Yaz sonunda artık iyice sütlü çikolata rengini alan teninizi daha güzel göterecek başka bir renk yok! Her ne kadar modada mevsimler iyiden iyiye karışmış olsa da eylül ortasından itibaren bembeyaz giyinmenin makbul olmadığını da söyleyebiliriz. Beyaz tenis ayakkabısı ya da Birkenstock terlik, keten kıyafetler hatta güneş gözlüklerinizi son kez birlikte bu aralar giydiniz giydiniz...
Gardırobun bir köşesinde gelecek yaza kullanmak üzere kaldırma zamanı yakındır.

 

 

2. DENİZE GİRMEK: 

 Bütün gün güneşin altında yatmayın onun yerine eğlenceli plaj aktivitelerine katılın, yüzün...
Yıllık iznini kullanmış olanlara bile duyurulur; hâlâ son bir tur veya plaj keyfi yapma şansınız var!  Kendinizi sulara bırakın ve rahatlayın.
  

 

3. NEON BİRŞEYLER ALIN :  

 Kendinizi enerjik hissetmek için canlı renkler giyin;
GEÇ KALMADINIZ HALA MODA FUŞYA PEMBE, ORANGE, LİMON SARI . . .


4. DOĞA İLE VAKİT GEÇİRİN mesela PİKNİKKKKK YAPIN;  

Bütün yılın yorgunluğunu atabileceğiniz sakin ve huzurlu bir yer keşfedin, Yeşilliği, çimenleri, temiz havayı kucaklayın ve doğayı hissedin.
Bu kışın verdiği duygusal yıpranmayı tamir edebilecek en güzel şey. Hem tertemiz havada yemek yemek hımm enfess..



5. DONDURMA, LİMONATA, SOĞUK TATLILAR İÇİN GONGA BASIYORUZ.

 
Yazın yapılacak en güzel şeylerden biri de ev yapımı soğuk içecekler.
İster limonata, ister farklı bir tad önce hayal edin sonra yapın. Buz gibi enfes tatlılar, dondurmalar, Afiyet olsun icon smile Yaz Bitmeden Yapılacaklar Listesi / Thing To Do This Summer


6. SAÇLARINIZI ÖRÜN :) 

Bu yazın en moda saç modelleri örgü ve doğal topuzlar idi,
 Sizde bu fotoğrafta gördüğünüz saç modeli ile bu yazın iki hit trendini tek modelde birleştirip ister plajda, ister havuzda, ister gündüz şehirde kullanabilirsiniz.


 

7. KİTAP OKUYUN ;

İster plajda, ister balkonunuzda, hatta bir hamakta uzanın ve yaza yakışan eğlenceli kitapları okuyun. Hem dinlenmek hem öğrenmek için güzel bir plan bence. Özellikle gündüzleri sıcaktan hareket etmek bile zorlaşınca kitapların en sevgili dostlarımız olduğunu hatırlayacağız eminim ki.

VEEE bol bol müzik dinleyin....

AYRICA; Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a yaptırdığı Süleymaniye Külliyesi'nin bir parçası olan Darüzziyafe'; okuma zevkini körüklüyen bir mekan. Serin bir ortam arayanların tercihi olan Darüzziyafe'de, saray mutfağının seçkin lezzetlerini tatmanız da mümkün.

 

8. AH DANTELLER şık ve zarifffff . . .

Bu yaz geçmeden şu gardrobunuza bir dantel ekleyin, elbise , bluz, mint bir etek, artık ne isterseniz, hadi alışverişe, geç kalmadan yetişin...  






 

9. VAPURLA BİR BOĞAZ GEZİ, MARTILARA SİMİT ATIN HATTA  ADALARDA FAYTONLA BİR TUR ATIN... 

İDO'nun düzenlediği Boğaz turları, Eminönü-Beşiktaş- Kanlıca-Yeniköy-Sarıyer- Rumeli Kavağı ve Anadolu Kavağı güzergahında işliyor. Her gün 10.35 ile 13.35 arasında Eminönü iskelesinden kalkan vapurların gidiş-dönüş ücreti 25 TL. Cumartesi akşamları ise 'Mehtaplı Geceler' turu var.

SAY SAY BİTMİYOR; AH YAZ BİTMEDEN YAPILACAK ÖYLE ÇOK ŞEY VAR Kİ .... 

 


 10. ♥ EN ÖZELİ EN GÜZELİ MUTLAKA AŞIK OLUN




11 .ESPADRİL....

Bu yaz herkesin ayağında renkli espadriller vardı. 
Çiçekli, böcekli, hasırlı, pullu... 
Tercih sizin ve unutmadan Babetler de rahatlığıyla yaza imzasını attı.



12. Yazın bisiklet sürün. 

Bu fotoğraftaki gibi illa deniz kıyısında olmasa da hem sizi çocukluğunuza götürecek hem de kaslarınızı çalıştıracak bu aktiviteyiyazın yapılacaklar listenize mutlaka alın derim.

 

13. Asla hayır demeyen eğlenceli arkadaşlarınızla toplanın, gezin, tozun, alışverişe çıkın, yiyin, dağıtın, takılacak yer mi bulamadınız gidin TARKAN'ın konserine coşun :P

 

 

14- Gülümseyin, gülümseyin, gülümseyin. 

Herkese ve en sinirli olduğunuz zamanlarda bile. Evet belki yazması kolay yapması zor bir durum ancak hayatınızı nasıl değiştirdiğini fark edince yapması daha da kolaylaşacak.

 

15. PİJAMA KUMAŞ YADA RENKLİ PANTOLON

Daha düne kadar hardal rengi pantolondan şaşmayan erkekler BİLE, şimdi sarı ve morları rahatlıkla üzerlerinde taşıyor. Yaz havasından kopmamak için acilen renkli pantolonlardan bir tane edinin.

Birde bol kumaş pijama pantolonlar var, ikiside olur atın sepete bir tane...


 

16. RENGAREN TIRNAKLARIN SEZONU 2012 MAVİ TIRNAK

Önyargılı olmayın,yeni şeyler denemekten korkmayın, Yaz bitmeden farklı bir şeyler deneyebilir ve trendy tırnaklara sahip olabilirsiniz. Tırnaklarınıza mavi, yeşil ve sarı ojeler sürün

 

 

17. Her anınızı hatırlamak için yanınıza mutlaka bir fotoğraf makinesi alın, 

ve düşün yola, sokaklara.... 

Güneşin batışlarını, çocukları, manzaraları, canınız artık neyi istiyorsa çekin, harika sergileri belkide seyahatleri bu güneşin neşeli ışıklarını kaçırmayın...

 

18. Bu kadar sıcaklarda Sağlığınızı ihmal etmeyin, bol bol su için ve dengeli beslenin ...


 

 19. Yazın Son Demleri... Hadi çıkmadıysanız bir Kültür turuna katılın; Yeni yerler görün ve yeni insanlarla tanışın yaniiiiiii İmkanınız oldukça dışarda vaikt geçirin... Kafanızı boşaltın ve tatilin tadını çıkartın...

 

20. Ve şimdilik aklıma SON gelen ... 

Hiç gitmediyseniz bir eş, dost, arkadaşın düğüne gidin, kına gesinde kına yakın :) yazın düğünler eksik olmaz... Yöresel, Modern veya kır , ohhh oynayınnnnn şöyle iyi gelir...  Yandan halimem yandan seviyom seni candan :))) 



 VE ENSON BANA YAZIN LÜTFENNNN ....

20'DE KAÇ TUTTU BU YAZ........ 

Birde nette dolaşırken yazın yapılacak 100 şey listesi buldum. Bu listeyi görmek için de postun en altına bakmanız yeterli. İçerisinde su savaşından limonata yapmaya kadar eğlenceli ve enteresan birçok şey var. Hepinize eğlenceli ve mutlu bir yaz diliyorum.

 

 

Benzer Yazılarım ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Beni İzle :)

...♥ Zeynep'le Güne Merhaba ♥...

'Ve sen yine denendiginde
ve yine kalbin daraldiginda
ve yine bütün kapilar yüzüne kapandiginda
ve yine ne yapman gerektigini bilemediginde
Uzun uzun düsünve hatirla Yaradanini!
Allah kuluna kâfi degil mi?
(Zümer/36)

Neler Olmuş - Hürriyet'ten Seçmeler