Rengarenk Burası...
Biraz MODA; biraz DEKORASYON, biraz BEBEK, biraz TATLI, biraz da ACI ve hatta belki KIZIL belki biraz da MAVİ;
BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN ...
Azıcık pembe tadında çilekli ...
Hayattan güne dair ne varsa ortaya karışık:)
“Aşk En Güzel Bahanesidir Şiirin” KELEBEĞİN RÜYASI
Görsel bir şölen ile Yılmaz ERDOĞAN'ın gözünden 60 sene geriye gidip, Kömür madenlerinin o zifiri karanlığında Zonguldak'ta şiir içinde bir film izledim haftasonu.
Ama lafı çok uzatamıyorum, ilk andan itibaren aşktan öte bence bir gerçeklik duygusu üzerinde yansıtılmaya çalışılmış uzun metrajlı hüzün izledim
ve kişisel görüşüme göre eksik bir şey vardı filmde,
şiirlerle dolu olsada yetmedi sanki, hala istiyordum bir kaç dize, bekliyordum bir SON, böyle bitmemeliydi sanki yarım kaldı,
2 genç şairin hayatı gibi çok kısaydı, yaşanılacak olacak çok şey olacaktı daha...
"parasızlıktan imanı gevremiş" Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’nun, kadınları, aşkı, hayatı,
sefaleti, umudu ve umutsuzluğu şiirle yaşamaya çalışan dünyalarını izledik.
Film iki şairin de, güzel Suzan'ı görüp sıtmaya tutulur gibi şiir yarışına girişiyorlar birbiriyle.
Şiir aşkın en romantik tezahürlerinden biridir...
Belki de ancak böyle 24 yaşında hayatı veremden, aşktan ve parasızlıktan
sona eren bir şairin “şiir ve edebiyatla haşır neşir asalet dolu
hayatı” bir anlam kazanacak bu evrende...
Belki de bu şekilde Muzaffer Tayyip’in şu dizeleri anlamlı bir hatıra oluşturacak izleyenlerin yüreğinde;
“Diyecekler ki arkamdan...
O yalnız şiir yazardı...
Yazık diyecek hatıra defterimi okuyan...
Ne talihsiz adammış...
İmanı gevremiş parasızlıktan...”
Milyonlar geçmişin asalet dolu iki genç yaşamından, aşkı, edebiyatı, şiir sevgisini, dürüstlüğü ve tutkuyu öğrenecek...
İbret niyetine...
Film bittikten sonra düşünüyorumda; İnsanın şiir yazası geliyor...
şimdi düşünüyorumda benmi kelebeği rüyamda gördüm kelebekmi beni rüyasında..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder